«

»

Şub 23

Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları: Yeni Dünya Düzeni

Ekonomik Tetikçi olarak adlandırılan ve bu yolda uzun yıllar görev yapmış bir kişinin (John Perkins) ağzından, azgelişmiş milletleri nasıl ağlarına düşürdüklerini anlatan bir kitap. Daha çok gelişmiş ülkelerdeki lobiler ve sermaye grupları vasıtasıyla ekonomik terörün nasıl işletildiğini çarpıcı ayrıntılarıyla işlediği için okumakta yarar var. Okumak için iktisatçı olmaya gerek bırakmayan bir dille sade bir üslupla yazıldığı için okunması gerekenler listesine alınmalı…

Kitabın 23 sayfalık bir özetine aşağıdaki web bağlantısından pdf olarak ulalışabilir.

http://www.ozetkitap.com/ekonomi_tetikcisi.pdf

Önsöz ve Özet

1. Kitap İçin Arkasayfa Notları:

'Ekonomik tetikçiler (ET'ler) , yerküre üzerindeki ülkeleri trilyonlarca dolar dolandıran yüksek ücretli profesyonellerdir. Dünya Bankası, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) ve diğer yabancı 'yardım' kuruluşlarından büyük şirketlerin kasalarına ve gezegenimizin tabii kaynaklarını kontrol eden birkaç varlıklı ailenin ceplerine para aktarırlar. Kullandıkları araçlar arasında sahte finansal raporlar, hileli seçimler, rüşvet, zorbalık, seks ve cinayet bulunmaktadır. Oynadıkları oyun imparatorluklar kadar eski olmasına rağmen, günümüzdeki küreselleşme sürecinde yeni ve korkutucu bir boyuta ulaşmıştır.

Nereden mi biliyorum; ben de bir ET idim'
 

2. Kitap İçin Arkasayfa Notları:

Şirketokrasi Ve Ondan Kurtulmanın Yolları

Venezuela Başkanı Hugo Chavez, BBC Televizyonu'na verdiği röportajda John Perkins tarafından yazılan Bir Ekonomik Tetikçinin itirafları isimli kitaptan söz ederek, bu kişilerin kendisiyle de ilişkiye geçtiğini anlattı. Ülke üzerinde gözetleme uçuşları yapılmasını ve Â.B.D. danışmanlarının varlığını kabul etmesi halinde kimi fonların kullanımına açılacağının teklif edildiğini açıkladı. Bu teklifleri reddetmesine rağmen ekonomik tetikçilerin vazgeçmediğini, zayıf devlet memurları, parlamento üyeleri, hatta kendi çevresindeki ordu mensuplarına baskı yapmaya çalıştığını söyledi. Chavez, Perkins'in kitabında anlattığı gibi ekonomik tetikçilerin başarısız olmasının ardından çakalların geldiğini, askeri darbe ve suikast komplolarına giriştiğini açıkladı.

Bu insanların bugüne kadar bizim yöneticilerimizden hiçbir talebi olmadı mı?

Bir yanda milli bir otomotiv endüstrisi ya da petrol ve doğalgaz kaynakları olmayan bir ülke olarak 50 yılı aşkın süredir ardı ardına yaptığımız otoyollar, bir yanda ilk seferinde raydan çıkan hızlı trenimiz…

Patentli binlerce projeye konu olan, geleceğin enerji kaynağı olmasına kesin gözüyle bakılan Bor, Tor ve Osmiyum gibi madenlerin yok pahasına elden çıkartılması…
Yıllardır beklediğimiz devasa bütçeli tarım ve çevre projelerindeki fiyaskolar…
Kültürün görsel medyaya, eğitimin popüler kültüre teslim edilmesi…
Enerjiden turizme, sanayiden dış ticarete, ulaştırmadan bankacılığa kadar birçok alanda yapılan yanlışlar…
Pervasızca alınan borçlar, rüşvetler, yolsuzluklar…
Ve son olarak, özelleştirmeler, Dünya Bankası ve IMF yapılandırma paketleri…

Kendinize bir sorun. Bugünlere sadece basit hatalar yüzünden mi geldik?

Bu kitapta sadece Şirketokrasi'nin insanlığa on yıllardır yaşattığı kabusu değil, o canavara dur demenin denenmiş ve başarıya ulaşmış yollarını da örnekleriyle bulacaksınız.

3. Kitap İçin Arkasayfa Notları:

Yıl 2008…
Dolar değer kaybetmeye başlıyor ve bu düşüş sürüyor. A.B.D.'nin en büyük ithalat kalemi olan petrolün varil fiyatı 200 dolara kadar çıkıyor. 'Büyük Bunalım'dan sonra en büyük finans krizi patlak veriyor; yatırım bankaları batmaya başlıyor, büyük şirketler zora düşüyor.

Gündemin en popüler sorusu: Kapitalizm çöküyor mu? Rusya, Çin, Hindistan, Avrupa ve Latin Amerika'nın farklı yönelişlerle A.B.D.'nin tek süper güç konumunu giderek daha ciddi şekilde tehdit etmesi akla başka soruları da getiriyor. Üçüncü Dünya ülkelerini bir sistem doğrultusunda modern zaman sömürgelerine dönüştüren, önceki yüzyılın başında Rus Devrimi'ne bile destek olan, IMF/Dünya Bankası, CIA/CFR gibi mekanizmalarla her şeyi en ince ayrıntısına kadar planlayanlar nasıl oldu da bu krizin gelişini göremedi?

Elinizde tuttuğunuz kitap, varılan son noktaya uzanan yoldaki kilometre taşlarını teker teker açıklıyor:

Kongo'daki savaşın aslında kime hizmet ettiğini, biz ucuz cep telefonu ve dizüstü bilgisayar kullanalım diye dört milyon insanın can verdiğini biliyor muydunuz?

A.B.D.'nin Irak petrollerini bu kez çokuluslulara komik bedellerle teslim edemeyeceğinden, çünkü önünde ciddi engeller olduğundan haberiniz var mıydı?

Bono ve Bob Geldof, Angelina Jolie ve George Clooney gibi kimi starlar Paul Wolfowitz ve Tony Blair ile aynı sahnede ve mutlu yüz ifadeleriyle boy gösterdiğinde kutlanan şey neydi?

Dünya Bankası'nın 100 milyar doları nerede kayboldu?

Yıkım ihraç etmek' ne demektir?

Tüm bunları ve daha da fazlasını konulara bizzat dahil olmuş on üç uzmanın kaleminden okuyacaksınız.

Ve mızrak ucunu ekonomik tetikçilerin oluşturduğu sistemin dünyanın yoksul halklarına nelere mal olduğunu bir kez daha, üstelik kanıtlarıyla göreceksiniz.

 ÖZET:

Ekonomi tetikçisi olarak bizlerin amacı küresel imparatorluk kurmaktır. Bizler, diğer ülkeleri şirketlerimizin, hükümetimizin, bankalarımızın, kısacası benim şirketokrasi diye adlandırdığım kurumsal yapının kölesi haline getirmek için uluslararası finans kuruluşlarını kullanan elit bir grubuz. Mafyanın yaptığı iyilikler gibi Ekonomi Tetikçileri de görünüşte bazı iyilikler yapar. Örneğin elektrik santralleri, otoyollar, limanlar, havaalanları, teknoparklar gibi altyapı hizmetleri için borç temin ederler. Bu borçların ön koşulu, bütün bu projelerin Amerikan inşaat ve mühendislik firmaları tarafından gerçekleştirilmesidir. Aslında paranın çoğu Amerika’yı hiç terk etmez; yalnızca Washington’daki bankalardan New York, Houston veya San Francisco’daki mühendislik firmalarına transfer edilir.

Para hiç vakit geçirmeden şirketokrasi üyesi şirketlere (kreditörlere) döndüğü halde borçlu ülkenin anapara artı faizin tamamını ödemesini isteriz. Eğer Ekonomi Tetikçisi çok başarılı ise borç tutarı o kadar büyük olur ki birkaç yıl sonra borçlu ülke ödemeleri aksatır. Bu olduğunda biz de mafya gibi diyetini isteriz. Birleşmiş Milletler’de Amerika’nın isteği doğrultusunda oy verme, askeri üs kurma veya petrol gibi değerli kaynaklara el koyma şeklinde olabilir bu diyet. Buna rağmen borçlunun borcu devam eder. Böylece küresel imparatorluğumuza bir ülke daha eklenmiş olur.

2004 itibariyle 3. Dünya ülkelerinin borç toplamı 2.5 trilyon dolara, yıllık faiz ödemeleri de 3.75 milyar dolara yükselmiştir. Bu tutar, tüm 3.Dünya ülkelerinin sağlık ve eğitim harcamaları toplamından fazla, aldıkları dış yardımın da 20 katıdır. Yine bu ülkelerde nüfusun en üst yüzde biri, ülkelerinin mali kaynaklarının ve gayrımenkullerinin %70 ila %90’ına sahiptir. Bu çağdaş imparatorluğun sinsiliği, Romalı askerleri, İspanyol fatihlerini (konkistador), 18-19 uncu yy Avrupalı sömürgecilerini fersah fersah geride bırakır. Biz Ekonomi Tetikçileri kurnazızdır. Bizler tarihten ders aldık. Kılıç taşımayız, zırh-üniforma giymeyiz. Ekuador, Nijerya, Endonezya gibi ülkelerde yerli öğretmenler veya esnaf gibi giyiniriz. Washington ve Paris’te bürokratlara ve bankerlere benzeriz. Proje mahallerini gezer, yoksul köyleri dolaşırız. Yerel basında ne kadar hayırlı işler yaptığımızdan söz ederiz. Yasadışı bir şeye tevessül ettiğimiz pek nadirdir. Zira sistem aldatmacaya dayansa da tanım olarak yasaldır.

Ancaaak….. Eğer biz başarısız olursak, devreye çakallar (İstihbarat –NSA ve CIAelemanları) girer. Çakallar hazır ve nazır bekler. Ortaya çıktıklarında devlet başkanları devrilir veya feci “kaza”larda ölürler. Eğer Afganistan ve Irak’ta olduğu gibi, bir şekilde çakallar da beceremezlerse genç Amerikalılar ölmeye ve öldürmeye gönderilir.

Bu imparatorluğun yaratılmasına ben de katkıda bulundum ve suçluluk duygusu altında eziliyorum. New Hampshire taşrasından bir çocuk nasıl oldu da bu pis işlere bulaştı?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>